Musul’da başlatılan hava harekatı, IŞİD’i temizleme operasyonu olarak duyurulsa da aslında, Ortadoğu topraklarında kimin ne pay kapacağı üzerine süren ana gerilim hattı ile şekillenmektedir. 3. Dünya savaşı da ihtimal dahilindedir.

Taşlar, baş aktör olan ABD ve Rusya ardı sıra diziliyor. Kim daha rahat Suriye ve Irak topraklarını sömürecek ve payını alıp kenara çekilebilecek?

Bunu hiç bir zaman kitaplarına uyduramadılar. Bozuk düzenlerinin çarkları hiç bir zaman sağlam dönmedi. Aynen öyledir; her seferinde Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oldular. 

Zaten AKP’nin ana söylemi de derdi de IŞİD’den temizlenmesi yönünde değil, “biz neden masada olmayalım” yönündedir. IŞİD ile durumu bellidir. 10 Ekim Katliamı’nı yöneten IŞİD’li  Gaziantep’te kendini patlatınca yaşanan saldırıyı “komşularını düşündüğü için inşaatta patlattı” diye sunan bir AKP valisi var.

Masada olunca kim yüzüne bakacak? Ne alacak, alsa ne yapacak? Bunlar AKP cephesinden hiç bir zaman cevap bulabilecek sorular olmayacak. Bildikleri tek şey kendilerini garantileyecek, başkanlığı garantileyecek bir savaş sürecini sıcak tutmak.

***

ABD’nin Irak işgalindeki yenilgisi, yarattığı ortamın IŞİD’i ortaya çıkarması durumu özetliyor. ABD Suriye politikasını bu gerçekler üzerine kurmak zorunda kaldı. Fakat kapışma mecburen devam ediyor, kimse ABD’nin Ortadoğu topraklarını Rusya’ya terk etmesini beklemiyor. Pek çok ipte oynuyorlar. Rusya nasıl Esad ile anlaştığı gibi Türkiye ile anlaşıyorsa, ABD de Barzani ile anlaştığı gibi Türkiye ile anlaşıyor.

Bu cambazlığı Yeni Osmanlı’yı temsil etmek, ayağını her daim üzengide görmek, sınırları büyütmek isteyen AKP yapamıyor. Vur deyince öldürüyor, Rus uçağını düşürüyor. Boğazına kadar battığı Sünni mezhepçiliği yüzünden Şiilere ve Kürtlere göz açtırmamak, fetihçisi olmak istiyor. Fetihçi politikası yüzünden Süleyman Şah türbesini bile elinde tutamaz hale geldi. Kimsenin istemediği bir ülke oldu. Irak Başbakanı operasyon konusundan AKP’yi uyarmakla kalmadı, alenen kovuyor, Başika’dan da derhal çekilmesini istedi.

Şimdi AKP buna posta koyacak, gücü yetemeyen cihatçılarını bırakıp yeni yapılandırdığı ordusu ile Musul’a yürüyecek. Hani Numan Kurtulmuş “başımıza ne geldiyse Suriye politikası yüzünden geldi” demişti ya “Musul politikası yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı” der hale gelecek.

***

Bu gidişatı AKP yurtta savaş cihanda savaş çizgisi gereği yerine getirmek durumundadır. Başkanlık konusunu ancak bu şekilde ulaşacaktır. Tam bu esnada Bahçeli’nin fiili durumu savunması ve yasasını da istemesi tesadüf değildir. Musul MHP’ye veya Sünni, muhafazakar, milliyetçi tabana dört dörtlük bu şekilde hitap etmektedir.

Musul ve Kerkük konusu açılınca başımıza füzeler de yağsa akan sular durmaktadır. Derhal “zaten oralar bizimdi” bölümü geçer akçe haline geliyor. İstediğin kadar “kardeşim Balkan'lar da senindi” de akıllar ve kulaklar duymaz hale geliyor. CHP bile kendini unutabiliyor.

***

İyi de dört dörtlük başkanlık karşıtı CHP’ye ne oluyor? Kılıçdaroğlu Musul hırsına “masa dışında olmamız ağırıma gidiyor” diye taraf oldu. Savaş tezkeresine de taraf olmaları  yetmezmiş gibi, Bahçeli açıklaması akabinde başkanlık için hazırlanacak Anayasa’ya Kılıçdaroğlu “hele bir gelsin de bakalım” dedi. CHP bir kez daha anlayamayacağı bir muhalefet değil muhalefetsizliğe soyunuyor. Nerede durması gerektiğini unutuyor, kendi zeminini erozyona uğratıyor. Tüm gerçekliğini unutsa bile laiklik politikası gereği aklını başına toplamak zorunda kalacaktır. Daha neyin uzlaşması ve alttan almasıdır bilemiyoruz.

***

AKP'ye göre eğer ki Musul topraklarından bir paye kapılırsa derhal başkanlık sistemi ihdas edilebilecek. Bizim derdimiz bir kez daha diktatörlük heveslileri için cenazeler kalkmasın. Musul hırsının ülke topraklarına ne tür bir sonuç getireceğine gelemiyoruz bile. Musul'dan gelecek cenazelere karşı büyük bir tepki olacağı bir gerçektir. Başkanlık için, Saray için cenazeler kalktıkça AKP’nin şimdiki yağıp gürlemesi olamayacaktır,  kendisi içinde büyük bir sorun haline gelecektir. Bugünden görmeliyiz, bugünden üzerine gitmeliyiz.

***

CHP dahil tüm muhalefetin büyük resme bakmama, görmeme, uğraşmama lüksü çok gerilerde kaldı. Armudun sapı üzümün çöpü bölümündeyseniz Gezi’deki birleşik gücü hatırlayınız. Ki başımız bu kadar darda değildi.

Solun dağarcığı her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan olamaz, tarihimizde de olmadık. Dünya çapında gidişat nedir ve dünya halklarının kurtuluşu için ne yapmalı olabilir, oldu ve böyle kazandık. Yine kazanacağız.