Şişecam İşçisi’ni çoğumuz için sahte olan yeni yıl ışıltısı içinde gerçek bir ışıltı olarak gördük. Beyoğlu'nda şıkır şıkır Paşabahçe mağazasına giren Şişecam İşçisi Kadınlar şaşkın mağaza müdürlerinin bakışlarını delerek herkese hak almanın onurunu gösterdiler. Ekmeğin, aşın, çocuklarının rızkının mücadelesinin nasıl yürütülmesi gerektiğini gösterdiler. Kale zannedilen sermayeye rest çekip “almayın bu ürünleri” dediler. Yeni yıla onlar sayesinde bu onurla girdik. Sağ ol Varol Şişecam'ın Değerli İşçileri.

 

Şişecam fabrikasının önünde direnişteki işçilerle buluştuğumuzda fabrika önündeki en tepeye asılmış bir tabela görüyoruz. Fabrika sahiplerinin astırdığı bir tabela: "Hoşgeldiniz. Bu işyerinin en değerli varlığı çalışanlarıdır”.
Yıllar önce fabrikada üretimi olumlu etkilesin diye çalışanlar için asılan bu tabelayı direniş başladığında büyük bir ikiyüzlülükle sökmek istemişler, işçiler izin vermemiş, hala asılı bir şekilde duruyor.
 
Zamanında çok büyük takdirler ve teşekkürler alan 15-20 yıllık işçiler işyeri kapanacak yalanı ile işsiz bırakılmak, işlerinden atılmak isteniyor. Hakları gasp edilip asgari ücrete ve kabul edilmeyecek bir çalışma koşuluna mecbur bırakılmak isteniyor. Patron elbette buradan yeni bir artı değer elde edecek.
 
Şişecam'ın patronu Topkapı'daki fabrikasını kapatacağını açıklıyor. Aslında fabrikasını idari bölümde olanlar ve makineleriyle kapasiteyi artırmak amacıyla Eskişehir'e taşıyor. Yani fabrika arsası, fabrika makinelerini büyütmüş.
 
Ne zararı! Nekapanması! Resmen kârı büyütmüş, fabrika alanını büyütmüş, makineleri çoğaltmış. İşçilerin yıllardır ana sütü gibi helâl olan kıdemlerini, maaşlarını, kazanılmış haklarını devletin desteğini alarak yakmak istiyorlar.
AKP Hükümeti döneminde, özellikle Tekel Direnişi ve başka birçok direnişin benzerlerinin yaratılmasını önlemek için yapılan yasalardan faydalanmak istiyorlar. AKP patronlara o kadar çok teşvik yasası yaptı ki. Artık çıkarılan özelleştirme, ihale ve teşvik yasalarının haddi hesabı yok. Yeni işçi istihdamında işverenlere sağladığı sigorta teşviki de bu yasalardan biri. Şişecam patronları hukuksuzca bu boşluklardan yararlanmaya çalışıyor. Şişecam Topkapı'da çalışan 444'ü Kristal İş üyesi kıdemleri ortalama olarak 18 yıl olan 572 işçisini işsiz bırakmaya çalışıyor.
Bir İş Bankası iştiraki olan Şişecam patronu diyor ki;
"Tazminatınızı vereceğiz ama tüm haklarınızı kaybedeceksiniz asgari ücret ile sıfırdan Eskişehir'de çalışmaya başlayacaksınız".
 
Topkapı Şişecam işçisi diyor ki;
"Kazandığım haklardan vazgeçmem. Kazanılmış haklarımla 11 fabrikası olan Şişecam'ın başka bir fabrikasında çalışırım. Yerimi yurdumu bırakır ekmeğim için işim için taşınırım. Biriken haklarımdan ölümüne vazgeçmem".
Görüşmeler devam ediyor yarın (08.01.2013) kritik bir görüşme daha yapılacak.
 
Direniş başladıktan sonra Cem Yılmaz'ın oynadığı İş Bankası reklamları televizyonlarda daha fazla verilmeye başlanmış.
 
Demek ki ticari olarak bir kaygı ve korku içerisine düşmüş, sıkışık bir durumda Şişecam patronları.
Tabi ki düşer. 700 adet çeşidini üreten Topkapı Şişecam durunca Eczacıbaşı gibi büyük firmaları zora soktuğu için siparişleri iptal oluyor. Kalkmışlar yıllardır markasının kalitesine kalite katan, camı cam yapan ellere sen kenara çekil diyorsun. Bir de kendilerini akıllı sanırlar.
 
Şişecam Topkapı işçisi de "Ey Şişecam! Öküz öldü ortaklık bitti mi?" dedi.
Asgari ücreti 35 TL artırıp 774 TL yapan hükümete de seslenerek "üç çocuğa 774 TL ile nasıl bakacağız Başbakan?" diyor.
 
Şimdi Tekel Direnişi'ni hatırlama vaktidir. 78 gün omuz omuza, kıran kırana bir direniş örüldüyse Şişecam işçileri için de ayağa kalkma vaktidir.  Emine Aslan'ın tek başına fabrika önündeki 380 gün süren direnişine, Tekel Direnişi'ne, Şişecam Topkapı Direnişi’ni ekleme vaktidir.
 
572 işçinin direnişi fabrikanın içerisinde ve kapısının önünde durmaksızın, gözünü kırpmadan direniyor. İşçilerin gerçek gücünün ne olduğunu hiçbir zaman bilemeyecek olan patron ve vali karar vermişler fabrikaya 2000 polis yığınak yapmış. İşçileri işyerlerinden çıkarmak için. Geldikleri gibi gittiler. İşçiler işyerlerini terk etmedi. Sonuna kadar terk etmemekte kararlılar.
 
Her gün dört kadın ölürken korumak için bulunamayan polisler, masumlar sokakta acı çekerken bulunamayan polisler, işçiler ekmeğinin hakkı için direnişe geçince fabrikaya yığılıyorlar. Patronu korumak için binlerce polis bulunuyor.
 
Başbakan hala ağzını açıp bir şey demedi. Zamanında Tekel İşçisi'ne "bunlar ideolojik" demişti. Ekmeğinin derdine düşenler ideolojikse biz de Başbakan'a "Velev ki ideolojik" demiştik.
 
Şimdi Şişecam İşçisi'ne bir şey demeden biz yine baştan söylüyoruz Başbakan “Velev ki İdeolojik!”.
 
Şişecam İşçisi haklarından vazgeçmeyecek.
Şişecam İşçisi değerliydi hep değerli kalacak.
Şişecam İşçileri’nin elleri yıllarca cama hayat verdi şimdi büyük bir direnişe hayat veriyor.

Gelecek onurlu günlere hayat veriyor.