Bizim memlekette  çocuklara armağan edilmiş bir günün olması iyi bir şey. Mini mini birler büyük bir heyecan, korku ve sevinçle 23 Nisan’a hazırlanıyor,elleri ayakları birbirine dolanıyor, ne yapacaklarını bilemiyorlar, çoğu zaman her şeyi unutuyorlar. Olsun. Kız –erkek ayırımı olmadan kutladığımız ender günlerden biri, hepimizin çocukluk hatırası, hiç unutmadığımız.  Hemde resmi tatil. Özel işyerlerinde işe devam. Çocuklarının gösterilerini izlemek isteyen anne –babalar patronlardan ezilerek izin istiyorlar, bir kaç saatliğine. Patronlar çocuklarını sevindiriyorlar mı çocuk bayramında bilemiyorum ama çalışanlara gönülsüzce izin veriyorlar kimisi de hiç oralı bile olmuyor, ne izni diyor büyük ihtimalle.

Bu düzende tüm emekçiler sömürülüyorken bi de patrona bağlı çalışmak insanı  insanlığından utandırıyor. Devlette hiç değilse izinler  görece  patronun iki dudağı arasında olamıyor. Gerçi Erdoğan bu memeleketin patronu olmak istiyor ama geçmiş olsun, bu halk onu başkan yapmayacak. Söz Erdoğan’dan açılmışken  gencecik çocukların katili, en çok ta Berkin’in o güzelim kara gözlerinin katili olan Erdoğan çocuk bayramında “çocuklara kıymayın efendiler” demiyor mu, insanın arından ölesi geliyor. Üzülme  Nazım Hikmet, güzel mısralarının ciğeri beş para etmez adamların ağzında değersizleşmesine izin vermeyeceğiz, Berkin’e de sana da sözümüz olsun.

***

Eski Sovyetler Birliği’nden buraya çalışmaya gelmek zorunda olan kadınlar memleketlerinde bıraktıkları çocuklarını çok özlüyorlar. İnsanlığın evrensel kuralı çocukları daha iyi bir hayat yaşasın diye burada olmadık eziyetlere katlanıyorlar. Bir zamanlar bizim Almanya’ya çalışmaya giden işçiler gibi. Hevesleri de aynı. Çocuklarını üniversitede okutmak, burada para biriktirip memleketlerinde ev yapmak, kendi evlerinde çoluk çocuk yaşamak istiyorlar. Memleketlerini de çok özlüyorlar. Eski düzen tabii çok iyiydi. Eski düzen olsa bizim buralarda ne işimiz olurdu diyorlar. Bizim Almancı  işçilerin yaşadıklarından daha dramatik onların yaşadıkları haliyle.

En kötü sosyalist düzen, milyarlar kazanma imkanı olan bu düzenden daha yeğdir. Milyarlar kazanma imkanı olmayan insanların aç- açık kalmasını engellediği için. Yüzlerce insanın batan teknelerde  can pazarı yaşamasını engellediği için. Madenlerde işçilerin bile bile ölmelerini engellediği için.

İnsanların patronların emri altında çalışmalarını engellediği için.

***

Vali Taksim Meydanı  1 Mayıs alanı değildir, her türlü tedbiri alacağız dedi. Topbaş, Taksim düzenlemesini Mayıs’ta başlatıyoruz diye muştuladı. Sağolun, biz  hiç yanlış anlamadık, neden 1 Mayıs’ı beklediğinizi,ille de o günlerde düzenleme yapacağınızı, havalar ısınacaktır da ondandır kesin.

***

Çocukların eğlendiği,

Anne –babaların çocuklarıyla eğlendiği,

İşsizlerin olmadığı,

İyi bir hayat için insanların denizlerde boğulmadığı,

Kimsenin ev yapmak için yurdundan, yuvasından olmadığı,

1 Mayıs’ın en önemli meydanda  kutlandığı,

bir memlekette  yaşadıklarını anlatıyor, Rusya’dan gelen kadınlar.  Ve çok özlüyorlar o zamanları.

İmkansız değil, biz de yapabiliriz.

Hırsızın, katilin olmadığı

Madenlerde işçilerin ölmediği

1 Mayıs’ın Taksim’de kutlandığı

Berkinlerin, büyük şairden şiirler  okuduğu

Bir memleketi kurabiliiz, çocuklar.

fadiktemizyurek@gmail.com