“Ortalık azıcık sakinleşsin, siz de tekrar iyileşip reformlara devam edin; gerginlik en çok iktidarı yıpratır. Bizi de, “Aklın başına şimdi mi geldi” diye zevklenen/zevzeklenen 1930’cu eşhasa rezil etmeyin.”

Kim bu mavzer gibi konuşan yiğit?
Baskın Oran şahsiyeti.
Bu hikayedeki zevzeklenen kişi aslında ben olabilirim müsaade ederlerse. Recep Tayyip Erdoğan denilen 1950’lar sağcısı memleketi viran ederken, Baskın beyefendi ne kadar da haksız çıktı diye zevklenme imkanım maalesef yok.
Tayyip, Kürt sorunu yoktur, karda yürürken çıkan kartaj-kürtaj sesleri vardır diyor, o yine başkalarından çıkarıyor hıncını.
Eşeğini dövemeyenin semerini dövme kıvırtması.
Başbakanına yalım yalım yalvarıyor. Yapma bak kendini yıpratacaksın, diyor. Seslenişteki yaltaklanan aydın duruşuna bakınız.
Tayyip halkın canına okumuş, kadınların en temel haklarını ayaklar altına almaya hazırlıyormuş, bombalanan 34 Kürt kardeşimizin yakınlarından hala özür dilemiyormuş hava…
Ruhum efendim neymiş?
Baskın Oran efendi arkadaşlarıyla birlikte rezil olmayaymış.
Ne kadar da münasip bir arzuhal.
Tam kabul edilecek, başbakancağızını hiç rahatsız etmeyecek cinsten.
Yok yok yok, katiyetle halkımız falan için değil yani. Sırf başbakancığının iktidarının yıpranmaması ve arkadaşcağızlarıyla birlikte rezil olmamak için.
Hor görülen sınıflar adına bir şey istiyorsam namerdim, diyecek neredeyse.
Ne halk sevmez tahsilli insanlarmışsınız arkadaş. Hakikaten bazı şeyler tahsille düzelmiyormuş demek ki.
Adam ne istiyorsa yine üst sınıflar ve kendi için istiyor.
Kitaplardaki kadar burjuva ideologu ve kitaplardaki narsist.
Türkiye’nin münasip solunun yayın organı Radikal İki’de çıkan bu yazıdan niye alıntı yaptım?
Çünkü şu Radikal ve Taraf gazetesindeki mektep medrese görmüş lapacı tayfanın şu anki ruh halini tam bu cümle anlatıyor.
Ölmüş bir demokrasi kahramanını kucaklayıp sarsıyorlar.
- Hadi hadi aç gözlerini, ne olursun…
Tayyip, kürtajı yasaklarım diyor, bizimkilerden tık yok. Rezillik fırtınasının dinmesini bekliyorlar.
Bizim diline dikkat etmeyen solculardan biri insanlar yerine adamlar diyeydi (ki kesinlikle dememelidir). Allah allah. Ne solun kadınların kurtuluşu konusunu anlamadığı kalırdı, ne indirgemeciliği, ne de kadın körü bir teoriye sahip olmuşluğu.
Tayyip söyleyeceğini söyledi işte.
Sola kükrediğiniz kadar bakalım ona da kükreyebiliyor musunuz?
Asıl miyavlayarak siz bizi rezil etmeyin.
Miyavlayarak aydın eleştirelleşikliği olmaz.
Konuşamayacaksanız kapatın uğursuz ağzınızı.
Eleştirelleşikliğiniz hep aşağıdakilere ve yandakilere işlemesin. Bir kere de, bir kerecik de yukarı işlesin.
Yukarıya doğru eleştiriyi bütün bir topluma unutturdunuz, bütün bir toplumu uyuttunuz masallarınızla.
Şimdi de yukarıdakilerin insafına sığınıyorsunuz.
İnayetine sığınıyorsunuz.
Adaletine sığınıyorsunuz.
Daha da fazla rezil olmaktan korkuyorsunuz.
Baskın Oran’lar, Halil Berktay’lar, Murat Belge’ler…
Uzak denizlerin derinliğinden, yukarıya doğru koskocaman bir eleştiri, bir kuşku dalgası geliyor.
Merak etmeyin ilk önce sizi süpürüp atacak.
Düzen karşıtı, gerçek sosyalist feminist, örgütlü mücadele yürüten kadınlar o lafı Tayyip’e iade edecekler.
Onurunu tazminata değişmeyen Kürt halkı, sorununu Tayyip’e gayet güzel anlatacak.
Taksim alanını zapt eden işçi sınıfı AKP’ye geri bastıracak.
Bunlar siz miyavladığınız için değil, onlar varını yoğunu ortaya koydukları için olacak.
 
hakanozturk1871@gmail.com / 05.06.2012