Genç-Der üyeleri barikata yükleniyorlardı.

Ellerinde dosyaları vardı.

Parmağını sallayarak bir şeyler anlatıyorlardı.

Bir fikir adına oradaydılar.

Gizlemediler, saklamadılar, hafifletmediler; bir dernek adına oradaydılar.

Özel güvenliğin gücü yetmedi. Çevik kuvveti yığdılar karşılarına.

Gözaltına alınırlarken hepsi yüksek sesle bağırıyordu, “YÖK’ü kapatacağız!” diyerek.

Hedefleri ve talepleri belliydi.

Sözüm ona hiç kimsenin beğenmediği YÖK için; “kapatın o zaman” diyorlardı.

“Siz kapatmadınız, biz kapatacağız” diyorlardı.

 

*

Muhalif gençlik arasında, politik düşünme alışkanlıklarının iyice zaafa uğradığı bir aşamada, bazı hatalı yönelimler çıktı ortaya.

En son gerçekleşen ODTÜ eylemlerini bir örnek olarak ele alabiliriz.

Herkes ODTÜ eylemine çok sevindi.

-          Başka hangi üniversitelerin eylem yapmasına seviniyor Türkiye muhalifleri?

-          Boğaziçi Üniversitesi.

-          Başka?

-          Galatasaray Üniversitesi.

-          Başka?

Eğer mümkün olsa ve utanılmasa Harvard Üniversitesi denilecek ama olmuyor işte.

Olabiliyorsa, sadece seçkin üniversiteler eylem yapsın seçkinciliği yeni çıktı.

Bu üniversitelerde eylem yapıldığında, eylemin ne için yapıldığı pek önemli olmuyor. Önemli olan seçkin bir üniversitede eylem yapılmış olması ya da olmaması.

Neye itiraz edildiğini boş ver.

Kimlerin itiraz ettiğini boş ver.

Ne talep edildiğini de boş ver.

Sen markaya bak.

Protestoyu marka bir üniversite mi yapıyor sen ona bak.

-          İnsanların sınıflara ayrılmasından nefret eden solcu, muhalif insanlar bunu yapar mı?

-          Buyrun yapıyor.

Yakın zamanda yapılan bir eylemde “Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri” pankartı ısrar edilerek kullanılmıştı.

-          Meşruiyeti nereden alıyoruz?

-          Üniversitenin markasından.

Markalardan yararlanarak, markalar dünyasına karşı isyan ediyoruz.

Eğer bu yoldan gider isek:

Garibim Süleyman Demirel Üniversitesi neye dayanarak eylem yapacak, sormak isterim?

 

*

Genç-Der’li öğrenciler farklı.

Onların hangi üniversiteden oldukları belirsiz. Onların üniversiteleri anonim.

Ama gençlik örgütlerinin adı çok açık. İtirazları ve yapmak istedikleri de öyle.

“YÖK’ü kapatacağız” diyorlar.

Onlar sebepleri olan asiler.

Onlar marka kullanmaya tenezzül etmeyen gerçek solcular.

Onlar iğnenin kumaşa saplanışı.

Tek atımlık kurşun değiller.

Bunu yeni bir başlangıç kabul ediyorlar.